İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen Siyaset Akademisi’nin ikinci dönem açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, siyaset anlayışını sadece günlük tartışmalar ve seçim hesaplarıyla sınırlı görmediğini, bunun daha derin bir anlam taşıdığını ifade etti. “Siyaset, dünyayı doğru yorumlamak, milleti anlamak ve devleti kavramakla mümkündür. Bu nedenle yaşadığımız dönemi doğru teşhis etmek kaçınılmazdır. Ancak bu sayede, üniter ve milli devletimizi koruyabilir ve kollayabiliriz” dedi.
Dervişoğlu, dünya genelinde kurallara dayalı ekonomik düzenin sarsıldığını ve güç dengelerinin yeniden şekillendiğini belirtti. “Savaş ve barış, diplomasi ve baskı, ekonomi ve güvenlik, teknoloji ve egemenlik arasındaki ilişkiler karmaşık hale gelmiştir. Belirsizlik, uluslararası ilişkilerin temel dinamiklerinden biri olmuştur. Gerilimler, aniden çatışmalara dönüşebilirken, devletler hızlı kararlarla yönlerini kaybetmektedir. Bu durum, toplumları beklenmedik ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakmaktadır” dedi.
Bu dönemde siyasetçilerin sorumluluğunun, gerçekler ile propaganda, bilgi ile manipülasyon ve milli çıkar ile günlük siyasi hesaplar arasında net bir ayrım yapabilmek olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Günümüzde yalnızca olaylar değil, bu olaylara yüklenen anlamlar da mücadele konusu haline gelmiştir” şeklinde konuştu.
Dervişoğlu, toplumlarda hukuki ve sosyal güvencelerin zayıfladığını belirterek, “İnsanlar kendi kaderlerini tayin hakkına sahip yurttaşlar olmaktan çıkarılıp, yalnızca yönetilen kalabalıklar haline getirilmektedir. Bu durum, otoriterlik sarmalını doğurmakta ve tek adamcı anlayışların güçlenmesine yol açmaktadır. Millet iradesini zayıflatan, zararlı ve yıkıcı siyasi yaklaşımlar giderek yaygınlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.
Millet kavramının ortak bir gelecek iradesini simgelediğini belirten Dervişoğlu, devlet aklının da milletin rızasını, hukukun üstünlüğünü ve Cumhuriyet’i birlikte koruma sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Milletin devleti yönetme yetkisi verdiği kişiler, anayasaya, asırlık örf ve adete, kanunlara ve kurumlara saygı göstermelidir. Emanet edilenleri yönetmek yerine, emanetin kendisini dönüştürmeye yönelik çabalar, milletin rızasını daraltan yeni düzen arayışlarını doğurmaktadır. İYİ Parti olarak buna asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Dervişoğlu, Cumhuriyeti kişisel çıkar hesaplarına bağlayan hiçbir anlayışın demokrasi adı altında savunulamayacağını belirtti. “Demokrasi, zaman zaman farklı uygulama biçimlerine sahip olabilir. Ancak hiçbir diktatörlük niyeti, demokrasi maskesiyle meşrulaştırılamaz; milli irade laflarıyla aklanamaz. Hiçbir vesayet arayışı da Cumhuriyet adına savunulamaz” şeklinde konuştu.
Atamanın seçimin yerini almasının, rekabetin müdahaleye dönüşmesinin ve hukukun imtiyazlarla değiştirilmesinin siyasetin askıya alınması anlamına geldiğini söyleyen Dervişoğlu, bu durumu “siyasetsizlik durağı” olarak tanımladı. “Siyasetsizlik durağı, milletin tercih hakkının elinden alındığı yerdir. Partilerin, belediyelerin ve toplumun doğal işleyişine müdahale edilen noktadır. Rekabetten korkanlar ve halkın kararına güvenmeyenler için son duraktır. Bu nedenle, kime yönelirse yönelsin, hangi partiye veya belediyeye sığınırsa sığınsın, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtmekteyiz” dedi.