Demir eksikliği toplumda özellikle kadınlar arasında oldukça yaygın bir durum olsa da sıklıkla “stres uykusuzluk, yoğunluk” gibi bahanelerle göz ardı ediliyor.
Ancak vücuttaki demir seviyesi azaldıkça dokulara giden oksijen miktarı da düşer. Bu durum zaman içinde kalp hastalıklarından bağışıklık sisteminin zayıflamasına kadar pek çok soruna yol açabilir. Bağışıklığın zayıflaması durumunda ise vücut enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini kaybeder.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, demir eksikliğinin gözden kaçabilecek belirtilerine ve bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli hususlara değindi…

Dr. Müslüm Süngü
Çocuklarda gelişim kalpte ritim bozukluğuna yol açıyor
Demir eksikliği yalnızca yorgunluğa sebep olmaz. Uzun sürdüğünde fiziksel ve zihinsel performansı azaltır, dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüklerine neden olabilir. Çocuklarda büyüme ve zeka gelişimini olumsuz etkileyebilir. İleri düzeyde anemide ise kalbi zorlayarak çarpıntı ve nefes darlığına yol açar.
Erkeklerde kanser belirtisi olabilir
Asıl tehlike, eksikliğin sebepleri… Özellikle erişkin erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda demir eksikliği tespit edilirse mide-bağırsak sistemi mutlaka incelenmelidir. Zira neden basit bir ülser olabileceği gibi mide veya kolon kanseri de olabilir.
Kadınlarda yoğun adet kanamaları ve miyomlar en sık görülen sebepler arasındadır. Ergenlik dönemindeki kız çocuklarında, vejetaryen beslenen bireylerde ve diyet yapan gençlerde risk daha da artmaktadır. Erkeklerde ise rutin olarak demir takviyesi önerilmemekte, mutlaka bir sebep araştırılmaktadır.
İşte göz ardı edilmemesi gereken sinyaller
Demir eksikliği sinsi bir şekilde ilerler. Başlangıçta belirgin bir belirti göstermeyebilir.
İlk belirtiler
Depolar boşaldıkça ilk uyarılar ortaya çıkar:
– Aşırı yorgunluk
– Hızla yorulma
– Dikkat dağınıklığı
– Belli belirsiz baş dönmeleri
– Çarpıntı
– Sürekli üşüme hissi.
Sorunun ilerlediğinde tablo netleşir
Demir depoları tamamen boşaldığında ise şu belirtiler ortaya çıkar:
– Gözlerin iç kısmında, özellikle alt göz kapağında solgunluk.
–Tırnakların kırılması.
–Ağız köşelerinde çatlaklar
– Aşırı saç dökülmesi.
– Ciltte solgunluk.
Böyle belirtiler yaşayan kişilerin kan testleri ile değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Hemogram, ferritin, serum demiri ve demir bağlama kapasitesi gibi testler demirin durumunu anlamaya yardımcı olur.
Ergenlik dönemindeki kız çocuklarında risk artabilir
Kız çocuklarında ergenlik döneminde demir eksikliği riski yükselir. Özellikle adet kanamalarının başlaması ve yoğun adet akıntıları vücudun demire olan ihtiyacını artırır. Bu dönemde gerekli görüldüğünde çocukların hemogram, ferritin ve demir seviyelerinin değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir.
Yorgunluğu hayatın telaşına atfetmeyin
Demir eksikliği, özellikle yoğun yaşam temposu içinde çoğu zaman sıradanlaştırılabiliyor. Stres, uykusuzluk ve günlük koşuşturmalar nedeniyle sürekli yorgunluk, performans düşüklüğü, konsantrasyon kaybı ya da saç dökülmesi gibi belirtiler göz ardı edilebiliyor. Oysa bu şikayetler devamlı hale geldiyse demir eksikliğini düşünmek gerektiği unutulmamalı ve gerekli kan testleriyle incelenmelidir. Bu nedenle sürekli yorgunluğu yalnızca yaşamın hızına bağlamamak oldukça önemlidir.
DEMİR EKSİKLİĞİ
Doktora danışmadan ilaç kullanmayın
Küçük bir eksiklik doğru beslenmeyle giderilebilir fakat ileri düzeydeki eksikliklerde, kalpat ya da böbrek rahatsızlıkları olanlarda ya da yaşlı bireylerde yalnızca beslenme yeterli olmayabilir. Doktor kararıyla ağızdan veya damardan demir tedavisi uygulamak ya da gerektiğinde kan transfüzyonu yapmak gerekebilir. Sürekli yorgunluğu günlük hayata atfetmeyin, kendi başınıza takviye kullanmayın, mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Sofraya Almanın Üç Kuralı
1 –Demanızı dolduran besinleri tüketin: Kırmızı etler, ciğer, dalak, mercimek, nohut, kuru fasulye, yumurta, pekmez, ıspanak, roka, maydanoz gibi gıdalar ile badem, fındık ve kabak çekirdeği de faydalıdır.
2 –C vitaminini unutmayarak emilimi artırın: Etten sonra biber, brokoli veya domates tüketebilirsiniz. Baklagilleri limonlu salatayla birlikte yemeyi tercih edin. Portakal, kivi gibi meyveler de vücudunuz için faydalıdır.
3 – strong >< strong >Çay ve kahve tüketimini azaltın: strong > Türk mutfağının vazgeçilmezleri olan çay ve kahve demirin emilimini olumsuz etkiler . Yemek sırasında içmekten kaçının , yemeklerden 1-2 saat sonra tüketmeyi deneyin . Demir ilaçlarını kalsiyum içeren yiyeceklerle birlikte almaktan kaçının . Yağlı etler , kızartmalar ve işlenmiş etlerden uzak durup balık , yağsız et , yulaf gibi lifli gıda seçeneklerini tercih edin . p >