Yükselen jeopolitik riskler, kalıcı enflasyon ve art arda yaşanan ekonomik şoklar yatırımcıları portföylerini yeniden şekillendirmeye zorlarken Wall Street Journal’ın analizine göre, uzun yıllardır güvenli liman olarak görülen devlet tahvilleri artık eskisi kadar güçlü bir koruma sağlamıyor.
Jeopolitik riskler dengeleri değiştirdi
Orta Doğu’daki çatışmalar, ABD-Çin gerilimi, Rusya-Ukrayna savaşı ve aşırı hava olayları küresel ekonomide enflasyon baskısını artırırken hisse senetleri ile tahvilleri de aynı anda baskı altına alıyor. Böylece yatırımcıların yıllardır kullandığı klasik portföy çeşitlendirme stratejisi de zayıflıyor.
Avustralya’nın 240 milyar dolarlık Future Fonu da bu değişime göre pozisyon alırken, riski azaltmak yerine hisse senedi yatırımlarını artırma kararı verdi.
İcra Kurulu Başkanı Raphael Arndt, artan jeopolitik belirsizlik, ekonomide devlet müdahalesinin yükselmesi ve daha oynak enflasyon ortamında hisse senetlerinin daha yüksek getiri sunması gerektiğini düşündüklerini söyledi.
Altın ve alternatif yatırımlar öne çıkıyor
Fon, portföyünü çeşitlendirmek için altın ve hedge fonlarındaki yatırımlarını da artırdı. Ancak analiz, son dönemde yaşanan İran gerilimi gibi olaylarda altının da her zaman beklenen korumayı sağlayamadığına dikkat çekiyor.
Bazı yatırımcılar da tahvillerden vazgeçmek yerine stratejilerini değiştirerek, yükselen faiz ve kalıcı enflasyon riskine karşı eneflasyona endeksli altyapı tahvilleri ile kısa vadeli borçlanma araçlarını tercih ediyor.
Piyasalar riskleri geç fiyatlıyor
Analize göre finansal piyasalar jeopolitik riskleri de çoğu zaman geç fiyatlıyor.
Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgalinden önceki askeri hazırlıkları ve ABD-İran gerilimi uzun süre bilinmesine rağmen piyasalar tepkiyi çatışmalar başladıktan sonra verdi.
WSJ, jeopolitik risklerin küresel ekonominin kalıcı bir parçası haline geldiğini, yatırımcıların daha yüksek tahvil getirisi talep etmesi ve tüm varlıklarda daha yüksek oynaklığa hazırlıklı olunması konusunda da uyarıyor.

