YKS sonuçları 22 Temmuz’da açıklanacak, öğrencilerde kaygı artıyor: Ailelerin dili çok önemli

Img

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının 22 Temmuz’da açıklanması, milyonlarca aday ve ailesinde heyecan kadar kaygıyı da artırıyor. Cumhuriyet’e konuşan psikolog Ebru Şen, sonuç bekleme sürecinde öğrencilerin en sık yaşadığı kaygının geleceği tek bir sınav sonucuna bağlamak olduğunu söyledi. Şen, öğrencilerin “Sınavı kazanamazsam hayatım biter” düşüncesiyle felaket senaryoları kurabildiğini, yalnızca olumsuz ihtimallere odaklanabildiğini ve ailelerinin beklentilerini karşılayamama korkusuyla kendilerine yoğun baskı uygulayabildiğini ifade etti.

‘FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE ORTAYA ÇIKABİLİYOR’

Sosyal medya ve çevresel kıyaslamaların baskıyı artırdığını belirten Şen, öğrencilerin sürekli akranlarının performansıyla kendilerini karşılaştırmasının da kaygıyı beslediğini söyledi. Kaygının yalnızca psikolojik değil, fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğini dile getiren Şen, çarpıntı, hızlı nefes alıp verme, mide-bağırsak sorunları ve uyku bozukluklarının bu dönemde sık görülebileceğine dikkat çekti. Şen, kaygının normal ve patolojik düzeyde olabileceğine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Normal kaygı günün belirli saatlerinde yoğunlaşır, günlük yaşamı bozmaz ve sosyal destekle hafifleyebilir. Ancak kişi yemek yiyemiyor, uyuyamıyor, dışarı çıkamıyor, yoğun panik ataklar yaşıyor ya da düşüncelerini kontrol edemiyorsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.”

‘ÇOCUKLARIN DUYGUSU KABUL EDİLMELİ’

Sonuç bekleme döneminde ailelerin yaklaşımının belirleyici olduğunu vurgulayan Şen, çocukların yaşadığı kaygının önce anlaşılması gerektiğini söyledi. Ailelerin çocuklarının duygularını kabul etmelerinin önemine işaret eden Şen, sevginin sınav sonucuna bağlı olmadığının hissettirilmesi gerektiğini belirtti. Ebeveynlerin kendi duyguları arasında gidip gelen tutarsız davranışlardan kaçınması gerektiğini ifade eden Şen, olumsuz bir sonuçta anne ve babanın birbirini suçlamasının da çocuk üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Şen, “Biz senin için her şeyi feda ettik”, “Kuzenin şu kadar puan aldı”, “Kazanamazsan hayatın biter”, “Sen zaten çalışmadın” gibi cümlelerin suçluluk, yetersizlik ve umutsuzluk duygularını artırabileceğini kaydederken “Elimizden geleni yaptık, şimdi birlikte sonucu bekleyelim”, “Senin çaban bizim için değerli” ve “Her yolun bir çıkışı var” gibi destekleyici cümlelerin tercih edilmesini önerdi.

Beklenen sonucun gelmesi halinde aşırı gösterişli kutlamalardan kaçınılmasını öneren Şen, başarının ölçülü şekilde paylaşılmasının, aynı süreçten geçen diğer öğrenciler açısından daha sağlıklı olacağını söyledi. Beklenenden düşük puan alınması durumunda ise ilk 24 ila 72 saatin kritik olduğuna dikkat çeken Şen, destekleyici bir yaklaşımın önemini bir kez vurguladı.

Source

yok

Author: Burak Yılmaz