Tarabya’daki 200 Yıllık Yalı Davasında Son Karar: Mülk, Nikola İsveçin’in Mirasçılarına Ait!
İstanbul Boğazı’nın gözde noktalarından biri olan Tarabya’da bulunan 200 yıllık yalı ve 10 dönümlük arazisiyle ilgili uzun süren bir mülkiyet davası sonuçlandı. Osmanlı döneminden bu yana Rusya’nın diplomatik temsilciliği olarak kullanılan bu taşınmazla ilgili mahkeme kararı, Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Rusya Federasyonu’nun taleplerini reddederek, mülkün 19. yüzyıldaki sahibi Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin’in mirasçılarına ait olduğunu belirtti.
1,5 milyar lira değerindeki bu mülkiyet davası, Osmanlı fermanlarından uluslararası hukuk metinlerine kadar birçok belgenin incelenmesiyle Türk hukuk tarihinin en kapsamlı davalarından biri olarak kayda geçti.
Tarabya’daki yalı, 1868 yılında İsveçin tarafından satın alındı ve uzun yıllar boyunca Rus temsilcilik olarak kullanıldı. Ancak mülk hiçbir zaman resmi olarak Rusya adına kaydedilmedi.
Mahkeme kararına göre, yıllar sonra Fransa’da ortaya çıkan İsveçin’in torunları mülkün Cedric ve Aurelie Lecomte İsveçin kardeşlerle Jean Ivan İsveçin’e ait olduğu teyit edildi.
Tarabya’daki Tarihi Yalı ve Mülk
Tarabya’daki 10 dönümlük arazinin hikayesi, 19. yüzyılın ortalarında başlamıştır. Osmanlı tahtında Sultan I. Abdülmecid’in bulunduğu dönemde, yalı Fransız bir ailenin eline geçmiş ve sonrasında Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin’e satılmıştır. İsveçin’in ölümünden sonra mülk, Padişah V. Mehmed Reşad’ın fermanı ve Evkaf Mahkemesi kararıyla Rus Çarlığı’na kiralanmıştır. Ancak taşınmaz hiçbir zaman doğrudan Rusya adına tescil edilmemiştir.
Mülkün statüsü, Çarlık Rusya’sının yıkılması ve ardından SSCB’nin kurulmasıyla karmaşık hale gelmiştir. 1950 yılında yapılan kadastro tespitiyle taşınmaz, Nikola İsveçin adına kaydedilmiş ancak doğrudan Rusya’ya tescil edilmemiştir.
Nikola İsveçin’in mirasçısız olarak öldüğü iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonuçsuz kalmış, Vakıflar Genel Müdürlüğü ise mülkiyet haklarını Sultan Bayezid Vakfı’na ait olduğunu savunmuştur.