Bir sivil inisiyatif, BM eski Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk’un liderliğinde oluşturuldu ve dört gün boyunca soykırım mağdurlarını, tanıkları ve dünyanın pek çok ülkesinden uzman konukları dinleyecek. Vicdan jürisinin 26 Ekim’de vereceği nihai karar canlı yayınlanacak.
Gazze Mahkemesi, 2024 yılının sonlarında kuruldu ve Mayıs 26-29 tarihlerinde Saraybosna Üniversitesi’nde halka açık genel duruşmalarını gerçekleştirdi ve Saraybosna Deklarasyonu’nu duyurdu.
“NETANYAHU’YA KARŞI ÇIKMAK GEREKİYOR”
Mahkemenin İstanbul Üniversitesi Ord. Dr. Cemil Birsel Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ilk oturumunda konuşmacılar, Avrupa ülkelerinin doğru bir tutum almadığını ve soykırımı önlemek için yeterli adımları atmadığını belirtti. Uzmanlar, Filistinlilerin maruz kaldığı zulmün 7 Ekim’de başlamadığını, uluslararası mekanizmaların siyasi sebeplerle işletilmediğini vurguladı. Ateşkesler ve barış ilanlarına rağmen soykırımın devam ettiği ve yargılama-cezalandırma politikalarının eksikliği eleştirildi.
Gazze Mahkemesi kurucusu ve BM eski Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk, açılış konuşmasında, “Gazze Mahkemesi, gerçekleri açıklayan ve Gazze’deki korkunç durumları gün yüzüne çıkaran bir mekanizma olarak önemli bir rol üstleniyor. Tekrarlanan ateşkes ihlalleri, barış yolunun seçilmediğini gösteriyor. Hamas’ı provoke ederek karşılık alarak soykırım saldırılarını sürdürmek tercih ediliyor gibi görünüyor. Bu mahkeme, uzun vadede soykırımın varlığını ve masum insanların üzerindeki etkisini belgeleyerek adaleti sağlamaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

Yazar Arundhati Roy, “Barış ve ateşkesten bahsediliyor ancak soykırım hala devam ediyor. Ceza hükümleriyle birlikte ilerlemek gerekiyor, devletler bu suçların tekrarlanmaması için adımlar atmalı. Netanyahu’ya karşı çıkmalıyız, çünkü savaş suçları işlediği şüphesi var.” dedi.
“HOLOKOST’U SOYKIRIM SİLAHI YAPMAK”
Hukuk ve Küreselleşme Profesörü Penny Green, “Filistin artık anti sömürge hareketi için bir öncü konumunda. Uluslararası suçların temel nedeni hesap sorulmamasıdır. Soykırım ve bu sistem bir arada görülüyor. İnsanların maruz kaldıklarını görmeli ve birlikte harekete geçmeliyiz. İsrail’e karşı kampanyalar, boykotlar ve yaptırımlarla baskı yaparak soykırımı durdurmalıyız. Faşizmi ve sömürgeciliği reddetmeliyiz.” şeklinde konuştu.
“TRUMP PLANI KÖTÜ BİR ŞAKA”
Konferansta Pink Floyd’un solisti Roger Waters, “Siyonizm artık etkisiz bir ideoloji haline geldi. İsrail başarısız ve sahte bir devlettir. Eğer bir devlet soykırım uyguluyorsa zaten başarısızdır. Trump’ın barış planı Filistinlilerin temel insan haklarını reddediyor. Soykırım ve işgal karşısında ses çıkarmak için milyonlarca insanın sokaklara dökülmesi gerekiyor. Siyonizmin lekesini topraktan temizleyebilmek için elimizden geleni yapmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Ulusal Hukuk Profesörü Susan Akram, Amerikalı oyuncu Marcia Cross, İslam Çalışmaları Profesörü Omar Suleiman ve Filistinli İnsan Hakları Merkezi Direktörü Hukukçu Raji Sourani’nin konuşmalarına mahkemede yer verildi. İkinci bölümde Britanyalı tarihçi Avi Shlaim soykırımın tarihsel sürecini anlattı. Diğer konuşmacılar da soykırıma karşı farklı perspektiflerden değerlendirmeler yaptılar.