«
  1. Ana sayfa
  2. Genel
  3. TABİİN DÖNEMİ VE İSLAM HALİFELİĞİ

TABİİN DÖNEMİ VE İSLAM HALİFELİĞİ

TABİİN DÖNEMİ VE İSLAM HALİFELİĞİ

Tabiin dönemi aynı zamanda mezheplerin kendi fıkhi içtihatlarını da ortaya koyduğu bir zaman dilimidir. İslam coğrafyasında Peygamberimiz dönemi sonrasındaki dört halife döneminde böyle bir sıkıntı olmuyordu. Çünkü bizzat Peygamberimizin tarikat halkasından ders alan sahabelerin, ilim anlamında bir sıkıntıları olmadığından halka ehlisünnet ilimlerini ve fikirlerini gayet rahat bir şekilde anlatıyorlardı. Hatta fıkhi ve içtihat meselelerinde Hz. Ali ile beraber İbn-i Abbas (R.A.) ile beraber halkın dertleri dinleniyor ve bunlara Kur’an ışığında çareler üretiliyordu. Ancak Emevi hanedanlığının araya girmesi ve İslami ilimlerdeki ilerlemeyi sekteye uğratması, zamanla hadis ve siyer gibi İslami ilimlerin unutulmasına ve pratik hayatta uygulanmamasına sebep oldu. Özellikle iç karışıklıkların yoğun olmasıyla beraber savaşlara daha fazla ağırlık verilmesi, seksen yıllık bir zaman dilimi içerisinde hiçbir şekilde doğru dürüst âlimin yetişmemesine sebep olmuştur. Bundan dolayı da Peygamberimiz zamanında öğrenilen çoğu sünnet ve vacip unutulmaya başlanmıştır. Hele de ehli beyte duyulan öfke ve nefret sebebiyle görüldükleri yerde öldürülmeleri olayları başlayınca, sünnetleri bilen ve yaşayan insanlar Emevi hanedanlığı yönetiminde neredeyse hiç kalmamıştır. Bu durum tabii ki toplumda ciddi şekilde bozulmalara ve ahlak çöküntülerine yol açmıştır. Misal Emevi döneminde rüşvet ve adam kayırma işleri adeta normal bir hal almıştır. Bunu savunmak içinde Emevi halifeleri, ayetler içerisinde akrabayı koruyun kollayın emirlerinin bulunduğu ayetleri halka sebep olarak anlatmışlardır. Tabii bununla beraber içki ve şatafatın yükselmesi, kadınlarla eğlenilen mekânların açılması gibi pek çok gayri ahlaki durum da bu zaman dilimi içerisinde tecelli etmiştir. Hatta bu yozlaşmanın en çok olduğu dönemlerin Yezit ve Velit dönemleri olduğu söylenmektedir.

İşte böyle ahlaksız bir ortamın üzerinden silindir gibi geçen Abbasi soyu, bu ahlaksızlıkların tekrar nüksetmemesi ve aynı problemlerin tekrar yaşanmaması için medrese eğitimlerine ağırlık vererek âlimlerin yetişmesine olanak tanımışlardır. Özellikle felsefe, kelam, belâgat, akaid, ilmihal, emsile gibi İslami ilim dalların oluşmasıyla fıkıh ve hadis ilminde oldukça hızlı yol kat edilmiştir. Tabiin dönemi aynı zamanda hadis ve sünnetlerin yazılı kaynaklara düzenli şekilde geçirilmeye başlandığı ilk dönemdir. Ondan öncesinde sözlü bir şekilde var olan, nakil yoluyla sahabeden sahabeye geçen sünnetler ve hadisler bu dönemde kitaplarda toplanarak ciltlenmiştir. Bu İslam medeniyeti açısından da büyük bir yenilik olmuş ve tarihe dair yazılı kaynakların yaratılmasına sebep olmuştur. İslam coğrafyasının özellikle Çin ve İran ile etkileşimi sayesinde kâğıt üretimi arttırılmış bununla beraber okuma yazma oranında ciddi artışlar görülmüştür. Ayrıca Abbasi döneminde ki kadılık sistemi de Tabiin dönemi zamanında kurulmuş ve ilk olarak mahkemelerdeki kadılar hükümlerini yazılı olarak kayıt altına aldırmışlardır. Aslında Tabiin dönemi Abbasi hanedanlığı ile beraber altın bir çağa girmiştir. Edebi eserlerinde bu dönemde oldukça hızlı bir artış gösterdiği görülmektedir.

Ancak bu yükseliş zaman zaman savaşlarla kesintiye de uğramıştır. Aksamalara ve diğer problemlere rağmen Abbasi hanedanlığının İslam kültürüne katkıları her zaman fazla olmuştur. Tabii ki Abbasi döneminden sonra da İslam medeniyetine oldukça iyi şekilde yön veren devletlerin de var olduğu bilinmektedir.

Bir Cevap Yaz

furkan Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *